bir yılda

in a year

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • bir — is. 1) Sayıların ilki 2) Bu sayıyı gösteren 1, I rakamlarının adı 3) sf. Bu sayı kadar olan Bir kalem. 4) sf. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı) Bir adam sizi arıyor. 5) sf. Tek Allah birdir. 6) sf. Beraber Hep biriz, ayrılmayız …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ayda yılda bir — zf. Çok seyrek olarak Ayda yılda bir tiyatroya gidebiliyor …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • güzele kırk günde doyulur, iyi huyluya kırk yılda doyulmaz — iyi huylu olmayan güzel yüzlüden çabuk usanılır, yüzü çirkin olan iyi huylu insandan ise hiç usanılmaz anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yıllık — sf., ğı 1) Yapımından veya doğumundan başlayarak üzerinden bir yıl geçmiş olan O gün yıllık hesapları getirmişlerdi. F. R. Atay 2) Bir yıl için, senelik, senevi Evi yıllık tuttular. 3) Yılda bir yapılan Kuruluşun yıllık toplantısı. 4) is. Bir… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • doğumlu — sf. Belirli bir yılda doğmuş, tevellütlü 1995 doğumlular askere çağrıldı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ışık yılı — is., gök b. Işığın bir yılda aldığı yol …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • rekolte — is., İt. raccolta Tarımda bir yılda derlenen ürünlerin bütünü Bu yılın buğday rekoltesi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dümenini elinde tutmak — (bir şeyin) yönetmek, istediği yöne doğru götürmek Başımıza gelenler, son elli yılda ekonominin dümenini elinde tutan sıfırlardan kaynaklanıyor. A. Boysan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Limak holding — Limak 1976 yılında proje mühendisliği yapmak üzere kurulmuştur. Lider Makina (Limak) adı verilen şirket daha sonra altyapı yatırımlarına yönelerek, baraj ve otoyol projeleriyle büyük bir müteahhitlik şirketine dönüşmüştür. Limak Şirketler Grubu… …   Wikipedia

  • ödemek — i 1) Bir alışveriş ilişkisinde, borcu alacaklıya vermek, tediye etmek Borç varsa benimkidir, onu ödemek ve teşekkür etmek lazım. R. H. Karay 2) Bir alışverişte alınan şeyin karşılığını alacaklıya vermek 3) Bedelini vererek bir zararı karşılamak,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dikmek — 1. i, e, er 1) Bir cismi dik olarak durdurmak Bir yere direk dikmek. 2) Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek Boş toprağa bir koru dikseniz otuz yılda gölge verir. F. R. Atay 3) i Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.